• BIST 1.219
  • Altın 483,658
  • Dolar 7,8339
  • Euro 9,2788
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 16 °C

Silahlı Mücadele mi ? Siyasi Müzakere mi ? (Ayhan Altıntaş Yazdı..)

Silahlı Mücadele mi ? Siyasi Müzakere mi ? (Ayhan Altıntaş Yazdı..)
Suriye'de gösterilerle siyasi müzakere süreci eş zamanlı başladı. Bir şeyler düzelir mi parantezinde sayısız konferans, toplantı yapıldı ancak sonuç alınamadı.

Referans Medya [Ayhan Altıntaş]

Suriye'de gösterilerle siyasi müzakere süreci eş zamanlı başladı. Bir şeyler düzelir mi parantezinde sayısız konferans, toplantı yapıldı ancak sonuç alınamadı.

Özgür Suriye Ordusunun Kurulması ve Direnişin Dönemi

Suriye'de ki barışçıl gösterilere sert müdahale etmeyi,  öldürmeyi reddeden rejim subayları, ordudan ayrılarak halkın hareketine destek verdi. Daha sonra silahlı mücadelenin başlaması ile ÖSO kuruldu. Bu subaylar halka silah kullanmayı öğretti ve mahalli direniş gurupları şekillendi.

Suriye'de Siyasi Süreç Ve Askeri Yapının Birleşmesi

Suriye'li muhalifler başlarda Suriye dışında, Suriye Ulusal Konseyi (Suk'u) kurdular. Daha sonra askeri ve siyasi yapılar birleşerek SMDK'yı oluşturdular .
Amaçları Uluslararası arenada haklarını aramak ve askeri destek bulmaktı. Bir çok ülkeyle irtibata geçtiler. SMDK bünyesinde farklı düşüncelere yer verilmesi bir süre sonra sorunlara sebep oldu. Her ülke SMDK'yı kendi eksenine çekmek çalıştı.
SMDK içerisinde çatlak sesler çıkmaya başladı ve SMDK' dan topyekün faydalanamayacağını anlayan batılı guruplar,  sahada ki silahlı muhalifler içerisinden kendilerine yakın ekipler edindiler.

Etnik Gurupların Durumu Ve Destekçileri


Suriye'de farklı ırkların varlığı farklı ülkeler için fırsat olarak görüldü. Kendi destekleyecekleri grup  kriterlerini bu eksende tayin etmeye başladılar.
 Batılılar ve Amerika, Suriye Türkmenleri Türkiye'ye yakın olacağı için ilk önce Türkmenleri ekarte hamlesine girişti. Suriye Türkmenleri Suriye Türkmen kitlesinde yek vücut iken daha sonra kitleye karşılık Demokratik Hareket kuruldu. Suriye Türkmen Meclisi'nin kurulmasıyla, içimizdeki hainler tarafından Türkmen Meclisin'e darbe yapıldı, lideri ve ekibi değiştirilerek kukla bir hareket haline geldi.
Aynı şekilde içimizdeki hainler , SMDK'yı ele geçirerek uluslararası arenada Suriyelilerin sesini duyulmasını önemli ölçüde engellediler. Bu ve benzer siyasi hamlelerle askeri yapının bağları koparıldı.
Suriye 'deki Kürtleri ilk başlarda PKK-YPG -YPJ gibi guruplar temsil ederken Amerika 'nın Türkiye ve dünya kamuoyunu yanıltmak için kurduğu SDG, hem kürtleri hem bedevileri, hemde arap aşiretleri içerisinde barındıran forma sokulmaya çalışıldı.
Halk, Pkk'nın Kuzey Suriye'de yapılanmasına müsaade etmiyordu. İşid'in sahte saldırıları Kobani'de yapılan ajintasyonla birlikte Amerika ve Batılılar'a müthiş bir fırsat sundu. PKK 'yı açıktan destek dönemi başladı ve terör ordusunun temelleri atıldı.

Suriye'de Batılılar Yapılanma Kurarken Türkiye'nin Oyalanması Süreci

Rusya Amerika İran Esed ve batılı ülkeler Suriye de kendi askeri ve siyasi yapılanmalarını oluştururken Türkiye 'yi oyalamaları gerekiyordu.
Türkiye ile çalışması muhtemel gurupların bitirilmesi sahadaki etkilerinin kırılması gerekiyordu.İlk önce Esed rejimi Türkiye ile gizli müzakereler yapıldı ve bu arada katliam hız kazandı. Daha sonra Cenevre süreci başladı.
İçimizdeki hainler Amerika 'ya muhalif gurupların liderlerini ve koordinatlarını vererek Türkiye ile çalışması muhtemel guruplara suikastler düzenlettiler .Bu saldırılarda bir çok sivil hayatını kaybetti . Halkın tepkisinin artması üzerine Amerika, Suriye'nin Doğusu'na çekilerek İşid'le mücadele adı altında sivilleri katletti Bu duruma tüm dünya sessiz kaldı. Amerika 'nın Pkk'yı silahla donatması İşid'le mücadele adı altında musuldaki sünni katliamı, Amerika ile köprüleri tamamen atmamızı sağladı.

 

Soçi ve Astana Süreçleri ve Suriye'nin Topyekün İşgaline Giden Yol

Amerika 'nın sahada Pkk' yı partner seçmesi ile Türkiye'yi  oyalama rolü Rusya ve İran 'a verildi. Görüşmeler Astana ve Soçi 'de devam ederken müzakerelere içimizdeki hainlerin seçtikleri çakma muhalifler götürüldü.Basın karşısına gene aynı hainler çıkarıldı.Bu hainlerin hiçbirisi Suriye 'li muhaliflerin ve Türkiye 'nin taleplerini gündeme getirmiyordu. Aksine Türkiye 'nin kaybetmesine giden yolda hedef şaşırtıyorlardı.

 

Muhasara Alanlarından Askerin Boşaltılması 

İçimizdeki hainlerle işbirliği yapan Rusya ve İran muhasara alanlarını ağır bombardımana tuttu.

Sivil kayıpların çokluğu ,açlık ve kuşatmayı bahane olarak askeri gurupları gösterdiler. Guta ,Yermük, Halep ve Bayır Bucak hepsi göçe zorlandı. Bütün göçlerin yöneldiği merkez İdlib'ti. Çünkü Türkiye, Rusya ve İran'ın anlaşması vardı. İdlib çatışmasızlık bölgesiydi ve burada Türkiye çatışmasızlığı izleyecek askeri lokasyonlar inşa edecekti. Rusya, İran ve  Esed, İdlib'te Türkiye'nin üs kurmasına müsade ettiler .
Aslında beklenti ve planları Nusra, HTŞ yada radikal guruplar var diyerek Türkiye'yi Muhaliflerle çatıştıracaklardı .Bunun alt yapısını yine içimizdeki hainlerle oluşturdular. Kamuoyuna idlip'de ılımlılar  var ve teröristler var algısı oluşturmaya başlandı. Aynı zamanda Afrin' de Pkk'nın azgınlıkları Amerika'nın ve Rusya 'nın Pkk'yı silahlandırmasından rahatsız olan Türkiye yönünü Afrin 'e çevirdi.

Rusya ve İran'ın Suriye' ye Paralı Milis Taşıması

Rusya, Suriye sahasında belirlediği askeri stretejiden  kaynaklı, asker ve techİzat getirme işini yoğunlaştırdı. Bu arada Türkiye ile müzakerlere hep devam etti. Dost pozları verdi ve yapılanmasını sürdürdü. Yapılanmasının güçlendirdikçe muhaliflere, daha güçlü saldırılar düzenledi, alan kazandı. Tepki artınca durdu ve  müzakerelere devam etti. Aynı anda PKK'yı organize çabalarına da devam etti. Rusya her seferinde Türkiye 'nin muhalifleri terörist adı altında vurmasını istedi. İç kamuoyundaki destekçileri ile 'İdlip'te terörist var' algısı oluşturdu.Türkiye idlib 'de teröristlerin varlığını kabul edip vursa idi; öncelikle dokuz sene boyunca yaptığı yardımlar, şaibeli hale gelecekti. İdlib 'i boşaltsa, yine terörist var diyerek, diğer bölgeler vurulacaktı.
Türkiye son zamana kadar müzakerelerini sürdürdü. Ama Rusya, Amerika, Esed ve İran'nın nihai amacı barışı sağlamak değil , savaşı Türkiye'ye taşımaktı. Bu tezgahı kamuoyu bildiği için plan tutmadı.

Suriye 'de Pkk, İşid ve İran'nın Terör Çeteleri..

 Suriye 'de Wagner, PKK, İşid, Hizbullah gibi çetelerin faaliyetlerini Dahlan, Veliaht Prens Zayed adına takip edip yer yer destek mahiyetinde müdahelelerde bulundu. Dahlan, bir taraftan Sırbistanlı askerleri organize ederken diğer taraftan BAE üzerinden çetelere finansman sağladı.
   Dahlan'ın Rusya ayağını Sabsabi ailesi organize etmekteydi. Sabsabilerin diğer patronu Rusya adına, Suriye 'de savaşan Çeçenlerin lideri Kadirov oldu. Sabsabi 'lerin bir kolu İşid 'de Ebul Bera yönetimi deydi. Diğer ortakları Hizbullah yönetim kurulunda.
Bu çeteler Esed rejimi içerisindeki istihbarat yapılarında da bulunmaktadırlar. Türkiye'de satın aldıkları adam sayısı çok fazladır. İdlib 'te Türkiye'nin muhaliflerle savaşması durumunda Türkiye içerisinde eylem tertibatı aldılar. Bir çok bölgede eylem altyapısı oluşturdular. Türkiye kamuoyunu İdlib 'de terörist var tezine inandırmak istiyorlardı.
   Aynı zamanda Türkiye halkının dikkatini PKK üzerinden dağıtıp İslamcı terör algısına yönlendirmeyi istiyorlardı. İç kargaşayla birlikte Türkiye 'nin dış müdahaleye hazır hale gelmesini sağlayarak 15 Temmuz'da yarım kalan işi tamamlamayı hedefliyorlardı. Türkiye'nin idlib'e müdahale etmemesi hedefi akamete uğrattı.

 

Müzakereler ve Ayak Oyunlarının Sonuna Gelindi

Türkiye yeni anlaşmalar yapsada İran, Rusya ve Esed durmayacak ,Türkiye Suriye'den çıkana kadar mücadelelerine devam edecekler . Sınıra gelen Esed, İran, Rus Çeteleri mezarlardan hıncını alamadı halktan alacaktır.Türkiye 4 milyon mülteci ile uğraşmak zorunda bırakılacak, ülke içerisindeki çeteler de boş durmayarak kaos zemini oluşturacaklar. Göç edenlerin içinde terörist var şayiası bir sonraki adımları. Bu çerçevede İdlib 'i Halebi istedikleri gibi Hatay'ı Gazianteb'i Şanlıurfa 'yı isteyecekler. Nasılsa bir savaş olacak , Türkiye bu savaşı topraklarında değil eski topraklarında yapmalı diyeceklerdir.

 

Türkiye Kamuoyu Bir Savaşa Hazır Değil 

Ama daha büyük facialardan kurtulmak için bazen küçük trajedilere göz yummak gerekir. Türkiye istediklerini alana dek siyasi beklentilerini kenara koymalı ve askeri müdahaleye odaklanmalı.
Şehidlerinin intikamını almadan ve sözlerini yere düşürenlerden sözlerini geri almadan taviz verirse, hükümete geçmiş olsun dileklerimi sunarım.
Eğer cephe açılırsa bu sadece İdlip kırsalından olmamalı .
Ata yadigarı Bayır Bucak ve Halep işgaline son verilmelidir. Yarımkalan Barış Pınarı Harekatı'na yeniden başlanmalıdır. Vekalet savaşı yapanların tamamı topraklarına gömülmeli...

Bu haber toplam 1716 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • “Anıtkabir'e ziyaret yasağı! Allah kimseye böyle bir gün yaşatmasın!26 Nisan 2020 Pazar 15:55
  • Cüneyt Özdemir'e linç kampanyası24 Nisan 2020 Cuma 21:55
  • Virüs mü ? Esed mi ?30 Mart 2020 Pazartesi 08:41
  • Yeni Dünya Düzeni Çöktü22 Mart 2020 Pazar 20:07
  • Virüs kalıcı etki bırakıyor21 Mart 2020 Cumartesi 14:02
  • Kıyamet korkusu16 Mart 2020 Pazartesi 20:25
  • Rusya Güç Yığıyor06 Mart 2020 Cuma 15:47
  • Hafter''in Patronu Rusya16 Şubat 2020 Pazar 11:18
  • Sömürge Valisi Gibi !15 Şubat 2020 Cumartesi 01:27
  • İran'ın Lejyonerleri14 Şubat 2020 Cuma 22:20
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2019 Referans Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0543 861 19 89