• BIST 1.441
  • Altın 500,988
  • Dolar 8,3566
  • Euro 10,1202
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 25 °C

Muhammed Mursi'nin şehadet yıldönümü

Muhammed Mursi'nin şehadet yıldönümü
Sisi cuntası tarafından yapılan darbe sonucu devrilen Mısır'ın meşru Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi 1 yıl önce bugün şehit edildi.

Muhammed Mursi'nin şehadet yıldönümü

Mısır’da İntifada sonra yapılan seçimlerde Cumhurbaşkanlığını kazanan Muhammed Mursi, emperyalist güçlerin desteğini alan Sisi tarafından gerçekleştirilen vahşi bir darbe sonucu zindana atılmıştı. Mursi, zindanda ve mahkemede zalimlere karşı hiç eğilmeyen ve tüm bu süre boyunca “Ben Mısır’ın meşru cumhurbaşkanıyım, siz darbeciler beni yargılayamazsınız!” sözleriyle tarihe geçti. Muhammed Mursi, 17 Haziran 2019 tarihinde darbecilerin mahkeme salonunda zalime karşı hakkı savunurken, şehadet şerbetini içti. Dünya Muhammed Mursi’nin zalime karşı tavizsiz ve onurlu duruşuna, inanç ve ilkelerini dünyalık makamlar için satmayan kişiliğine şahitlik etti.

 

Muhammed Mursi kimdir ?

 

Mısır'ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi 8 Ağustos 1951 yılında Mısır’ın Şarkiyye kenti Heyya ilçesi Adve köyünde doğdu. Mısır’da 2011 yılında gerçekleşen 25 Ocak Devrimi’nin ardından, Haziran 2012'de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyların yüzde 51,73’ünü alarak Mısır Cumhurbaşkanlığı görevine geldi.24 Temmuz 2012'de Cumhurbaşkanlığını kazandı. Mursi, 30 Temmuz 2012'de yemin ederek görevine başladı. Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın (İhvan) siyasi kanadı Hürriyet ve Adalet Partisi’nin Başkanlığını da yapan Mursi, 2000-2005 yılları arasında Mısır parlamentosunda milletvekilliği yaptı. Makine mühendisi olan Muhammed Mursi, evli ve 5 çocuk babasıydı. Darbe’nin ardından hakkında açılan "Hapishaneler baskını" davasında, Mursi idama mahkum edildi. Ancak bir buçuk yıl sonra Yüksek Mahkeme kararı bozarak Mursi’nin yeniden yargılanmasına karar verdi. Mursi hakkında görevden uzaklaştırıldıktan sonra 6 ayrı dava açıldı. Mursi'nin 4 davası karara bağlanmış, 2 davasında ise yargılama süreci devam ediyordu. Muhammed Mursi, diktatör Hüsnü Mübarek'i (1981-2011) istifaya zorlayan 2011 yılındaki halk devriminin ardından, 2012 yılında ülke tarihinde meşru yollarla göreve gelen ilk Cumhurbaşkanı oldu. 

Hakkı ve hukuku korumanın bedelini gerekirse hayatımla öderim

"25 Ocak 2011 devriminde elde edilen hakları ve meşruiyeti korumanın bedelini hayatı pahasına ödemeye hazır olduğunu vurgulayan Mursi, "Hakkı ve hukuku korumanın bedelini gerekirse hayatımla öderim." demişti.

 

Mursi, konuşmasında şu ifadeleri kullanmıştı:

 

"Sizleri, çocuklarımızı, bizden sonra gelecek evlatlarımızı korumak istiyorum. Kızlarımızı, geleceğimizin annelerini korumak istiyorum. Onlar çocuklarına sizin babalarınız ve ecdadınız erkektiler, haksızlık ve bozuk görüşler karşısında asla boyun eğmediler, vatanlarından, haklarından ve dinlerinden en ufak taviz vermediler, diyecekler.

Bu haklarımızın bedeli için benim kanım akacaksa, ben hazırım. Vatan uğruna canımı kolayca veririm. Allah her şeye kadirdir. Kimse sizi aldatmasın. Sakın tuzaklara düşmeyin.

Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi eğritme, bize tarafından bir rahmet bağışla. Hiç kuşku yok, lütfu en bol olan yalnız sensin. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler."

 

İşkence gördü hakları ihlal edildi

 

Mursi'nin sağlık hizmetlerinden mahrum hapishane hayatı İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Muhammed Mursi'nin hapishane hayatını ve aile hasretini 19 Haziran 2017'de yayımladığı bir raporla gözler önüne serdi. Rapora göre, Sisi cuntası, "kanunsuz" şekilde Mursi'nin ailesi ve avukatlarıyla iletişim kurmasını ve bu kişilerin Mursi'yi ziyaret etmesini engelledi. Ayrıca Mursi, sağlık hizmetlerinden de mahrum bırakıldı. Mursi'nin cezaevine girdiği 4 yıl içerisinde, 4 Haziran 2017'de ilk kez ailesi ve avukatının ziyaretine izin verildi. Bu durum, Mursi'nin tutukluluğuna hukuki itirazını dile getirme ve kendisine karşı yöneltilen birçok suçlamaya karşı kendini savunma hakkını baltaladı. HRW'ye konuşan ve adı açıklanmayan Mursi'nin bir akrabası, 4 Haziran'da Mursi'nin eşi ve kızını sadece 30 dakika görmesine izin verildiğini, 4 oğlu ve diğer akrabalarıyla görüşmesinin engellendiğini ortaya koydu. Aynı tarihte, Mursi avukatıyla Ocak 2015'ten sonra ilk kez 10 dakika görüşebildi. Mursi'nin avukatları, 8 Haziran 2017'de başsavcılığa dilekçe yazarak müvekkillerinin hayatının tehlikede olabileceğini ve muayene için özel bir sağlık merkezine naklini talep etti. Mursi'nin akrabası da 4 Haziran'daki aile ziyaretinde Mursi'nin sağlığının çok iyi olmadığını ve ciddi oranda kilo verdiğini aktarmıştı. Söz konusu ziyaretten 3 gün sonra yapılan duruşmada ise mahkeme Mursi'nin konuşmasına izin vermedi.

Şehid Mursi’nin son sözü: ‘Göğün Hakiminden Yerin Hakimine Veyl Olsun!’

Telefonla konuşması, gazete okuması, TV izlemesi yasaktıMursi'nin akrabası, ailenin mahkeme günü Mursi'nin yakınında tutulan başka mahkumlardan, Mursi'nin bayıldığına ve şeker komasına girdiğine dair bilgi aldığını söyledi. Akrabası, Mursi'nin diğer mahkumlara hayatından endişe ettiğini ve konserve gıdaları yemekten kaçındığını söylediğini de aktardı. Hapishane hemşiresi ya da doktorunun, Mursi'nin düzenli tansiyon ve şekerini ölçtüğü ancak başka bir sağlık hizmeti sunmadığı bilinirken, Mursi'nin ailesinin de hapishaneye yiyecek ya da ilaç getirmesine izin verilmedi. Ayrıca, Mursi'nin gazete okuması, televizyon izlemesi ya da telefon görüşmesi yapması yasaktı. Mursi sağlık durumunun iyi olmadığını söylemişti ancak mahkeme dikkate almadı. Kahire Ceza Mahkemesinde, "yargıya hakaret" suçlamasıyla 6 Mayıs 2017'de hakim karşısına çıkarılan Mursi, yaklaşık dört yıl boyunca görüşmediği ailesi ve savunma heyeti ile görüşme talep etmiş, ayrıca "hayatını tehdit eden bazı durumlar" olduğunu belirterek, bu meseleyi avukatı ile görüşmek istediğini dile getirmişti. Mursi'nin oğlu Abdullah, o dönem mahkemeden sonra yayımladığı açıklamada, "hukuksuz yargılama" sırasında babasının, hayatını tehdit eden bazı durumlardan şikayet ettiğine dikkat çekmesine rağmen mahkeme tarafından dikkate alınmadığını belirterek, 3 Temmuz 2013'ten bu yana alıkonulan babasının hayatından Mısır yönetiminin sorumlu olduğunu vurgulamıştı. Öte yandan Mursi’nin ailesi, ramazan münasebetiyle yaptığı yazılı açıklamada, Mursi’nin hukuksuz şekilde, tek başına bir hücrede tutulmasından şikayet etmiş ve sağlık durumu hakkında bilgileri olmadığına dikkati çekmişti. Şehid Mursi'nin ölmeden önce son sözünün ise ''Göğün Hakiminden Yerin Hakimine Veyl Olsun!’' olduğu belirtildi. 

(Haksöz)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2019 Referans Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0543 861 19 89