• BIST 1.093
  • Altın 461,210
  • Dolar 7,3406
  • Euro 8,6592
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 21 °C

KİM DUR DİYECEK ?

KİM DUR DİYECEK ?
Türk toplumunun en temel yapı taşlarından aile, diziler üzerinden tahrip ediliyor.

Türk toplumunun en temel yapı taşlarından aile, diziler üzerinden tahrip ediliyor. Reyting uğruna ahlaki değerlerimiz hiçe sayılıyor. Çarpık ilişkiler, ahlak dışı gayrimeşru yaşantı, manevi kavram ve sembolleri aşağılayan diyaloğlar meşru tv dizileri ile meşru hale getiriliyor.

FOX TV’de yayınlanan ‘Yasak Elma’ adlı dizi evlilik dışı ilişki, aldatma ve ahlaksızlık sarmalıyla gündeme geldi. Dizinin son yayınlanan bölümünde yaşanan kirli ilişki ağı izleyicilere ‘pes artık’ dedirtti. Sosyal medyadan dini ve manevi değerleri ayaklar altına alan sahnelere tepki gösteren vatandaşlar, zina, aldatma ve çarpık ilişkiler gibi eylemleri normalleştirme amacı güden dizilere karşı yetkililerin önlem alıcı adımlar atmasını istedi.

Kültürel değerlere aykırı

Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim üyesi Dr. Ömer Faruk Cantekin, bazı televizyon dizileriyle toplumun kültürel değerlerinin bozulmak istendiğini ifade etti. Cantekin, “Bireylerin şahsiyetini ve davranışlarını şekillendiren önemli etkenlerin başında sevgi beslediği kişiler gelir. Buna “rol model” olarak kabul edilen kişiler diyoruz. Rol model etkisi, sosyal bilişsel öğrenme olarak isimlendirilen Albert Bandura tarafından ortaya koyulmuş bir modelle ifade ediliyor. Sosyal hayatta bireyler diğer insanları seyrederek, gözlem yaparak öğreniyor. Fakat televizyon ortamında veya kamuya açık iletişim araçları yoluyla gözlemlenenler bilinçaltında onaylanmış davranış hissi oluşturuyor. Çünkü toplumsal olarak tepki gösterilmeyen, herkesin izleyebileceği, paylaşabileceği bir mevzu haline geliyor. Dolayısıyla dizilerde aile, evlilik vb. konularda insanların bilincine ve bilinçaltına yönelik bir etkileme söz konusudur. Dizilerde yer alan olumsuz, kültürel ve ahlaki açıdan sorunlu bir rol model, toplum üzerinde olumsuz etki oluşturmaktadır. Dizilerde topluma sunulan temalar, karakterler toplumumuzu tahrip etmeye yöneliktir” dedi.

Bu çarpıklığın önüne geçmeliyiz

Dizilerde yer alan karakterlerin geleceğimizi emanet edeceğimiz gençleri yanlış yönlendirdiğine dikkat çeken Cantekin, “Televizyon dizilerinde çarpık ilişkiler ve türlü ahlaksızlıklarla karşı karşıya kalıyoruz. Gençler, dizilerde izlediği ve toplumun onaylandığını düşündüğü karakterleri maalesef rol model olarak kabul ediyor. Alışveriş yaptığı yerleri, ilişki içine girdiği kişileri ve kullandığı ulaşım araçlarını dahi kendine örnek alıyor. Dolayısıyla televizyon gençlerde kötü bir algı yönetimine neden oluyor. Bazı dizilerin bireyin yaşantısını tehdit edecek ve devletin politikalarını tahrip edecek bir etkisinden söz edebiliriz. Televizyon ve diziler endişe verici boyutta gençliğimizi zehirlemektedir. Maalesef bu çarpıklıkların önüne geçemezsek geleceğimizden emin olamayız” ifadelerini kullandı.

Asıl amaçları para kazanmak

Sosyolog Serkan Yorgancılar ise, “Televizyonlarda yayınlanan diziler doğası gereği en çok izlenmeyi hedefler. Asıl amaç değer üretimi değildir. Para kazanmaktır. En yüksek reytinge ulaşmaktır. İlginç olan toplumun bu duruma neden çok daha fazla ilgi gösterdiğidir. Sorun gerçekten dizi üreticilerinde mi yoksa bizzat toplumun kendisinde mi. Yeni soru bu olmalı” açıklamalarında bulundu. 
Kaynak : Milat Gazetesi

Bu haber toplam 737 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2019 Referans Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0543 861 19 89