• BIST 1.530
  • Altın 417,340
  • Dolar 7,7146
  • Euro 9,1465
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 9 °C

İslamcılık, Müslümanların mazlum olduğu zamanlarda İslam'ı yaşayabilme gayretidir

İslamcılık, Müslümanların mazlum olduğu zamanlarda İslam'ı yaşayabilme gayretidir
Ahmet Taşgetiren Türkiye'nin İslamcılık serüvenini ve tarihi seyrini değerlendirdi.

Referans Medya

 Türkiye'de yaşanan son gelişmeler ve artan İslamcılık eleştirilerine yanıt veren Taşgetiren, siyasal İslamcılığın çöktüğü iddiası kategorik olarak doğru değil. Çöküşler olaylar bazında değerlendirilmeli'' diye konuştu.

İndependent Türkçe'den Cihat Arpacık'a konuşan Ahmet Taşgetiren, ''İslamcılık, Müslümanların mazlum olduğu zamanlarda İslam'ı yaşayabilme gayretinin adıdır'' vurgusu ile birlikte İslamcılığın daha kapsayıcı bir yaklaşım olduğuna belirtiyor. Taşgetiren'in Siyasal İslam yorumu bu durum siyasal alanı İslam'ın yaşanmasını kolaylaştıracak bir zemine dönüştürmeye çabası.

''Müslüman için önemli olanın, dinini yaşayacak alana sahip olmaktır''

Taşgetiren'e göre Siyasal İslam'ın asli gayesi ''güç sahibi olmak'' değil. Müslümanlar için esas hedef dinini yaşayacak alana sahip olmak. Taşgetiren bu noktada, ''Güce sahip olunca sınav verilemiyorsa, adına İslamcılık dense de  gayeden uzaklaşılmış demektir'' şerhi düşüyor. Taşgetiren'in röportajında şu başlıklar öne çıkıyor:

İslamcılar sınanıyor

İslamcıların dünyanın her yerinde, geçmişte ve bugün mazlumlukla, modernlikle, sistem dışı bırakılmakla, sistem içi iktidarla ve parayla sınanıyor. Ama İslam orada duruyor. İslam'ı yeniden okuyanlar, içinden geçtiği zemini nasıl Müslümanca biçimlendirebileceğini düşünüyor.

Sınanan sadece İslamcılık değil

Sınanama sadece İslamcılıktan ibaret değil. Libaralizm de, sosyalizmin de aynı sınamadan geçiyor. Mevcut sıkıntı iktidar perspektifinin' açlık psikolojisiyle her şeyi bürümesi. Kadim ve kalıcı olarak İslam eksenli bakılabilirse sendromların aşılması mümkün olur.

Müslümanlar ikilem yaşıyor

Türkiye Müslümanları bir ikilem yaşıyor. Devleti yönetiyorlar bu da devlet dilinin İslam dili gibi olarak algılanmasını beraberinde getiriyor. Devlete de dışardan bakan bir İslami duyarlılık İslam yaklaşımına daha uygun. Onun için ana duyarlılık sivil İslami bakışı korumak olmalı.

Türkiye'nin hayati güçlerinin ve hayat değerlerinin başında gelir

İslam'la Türkiye'nin birlikteliğinin konjonktürel bir ilişki değil. Bin yıllık bir birliktelik söz konusudur. Türkiye'nin İslam'la ilişkisi, hayatın en zor alanlarında sınanmış bir ilişkidir. Bana göre Türkiye – İslam ilişkisi sağlıklı yürüdüğü bütün zamanlarda pozitif sonuçlar doğurmuş, kültür – medeniyet ürünleri ortaya koymuş, insani birikimlere hayat vermiştir. Hiç tereddütsüz söylenebilir ki, Müslümanlık Türkiye'nin hayati güçlerinin ve hayat değerlerinin başında gelir. Türkiye'nin Müslümanlığını azaltacak her girişim, Türkiye'nin özgül ağırlığından ciddi kayıplar anlamına gelir.''

Özgür irade ile yapılan bir tercihtir

Bu ölçülerin kapsayıcı olup olmadığı konusunun tartışılabileceğini ifade eden Taşgetiren, ''İslam'ın bir 'insan yorumu' vardır. Bunun ilahi ölçekli bir yorum olduğu İslam'ın kabulüdür. İslam bu insan yorumunu insana sunar, kabul veya ret insana bırakılır. İnsanın kafasına da vurulmaz illa ki İslam'ın yorumunu iman haline getirmesi için. Teklif yapılır, insan özgür iradesi ile tercihte bulunur. Özellikle inanç, özgür irade ile yapılan bir tercihtir. Hayatın farklı alanlarında ve zamanın değişmesi ile değişebilirlik imkanı da mevcut bulunan farklı yorum alanları vardır. İslam içinde "mezhep – gidilen yol" diye kimi ekollerin oluşması da çoğulcu bakışın göstergesidir. Dingin İslam toplumları bu insani kıvamı da bu özgürlük ortamını da başarmışlardır. Aşırılıklar ise her insan, her toplum ve her toplum sistemi için geçerlidir.

İslam orada duruyor

İslam orada duruyor. Bana göre İslam insan için olmazsa olmazdır. Birisi onu okuyup yeniden yola koyulacaktır. Her insan kendi sınavını veriyor. Gruplar da sınav veriyor. Yolda düşenler olabilir. Örnekler arkadan gelenlerin önünü açacaktır. Olumsuz örneklere bakıp İslam'la insanın arasının açılacağı ve bir daha asla buluşulamayacağı gibi bir yaklaşımın hiçbir makul yanı yoktur.''

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2019 Referans Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0543 861 19 89