• BIST 1.531
  • Altın 410,352
  • Dolar 7,4248
  • Euro 8,9666
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -1 °C

Ayasofya Sonrası Siyaset.

Selami Şahin

Ayasofya’nın ibadete açılması kararı ile birlikte ortaya çıkan tepkiler aslında yeni dönemin parametrelerini de doğuruyor. Bu parametreler çerçevesinde, 
oy kaybı yaşarım korkusu ile kendi seçmenine ‘ Ayasofya’nın ibadete açılmasına ben karşıyım ama bunu söylersem mütedeyyin insanları karşıma alırım korkusu’ ile yaşanan bu gelişmeyi ne öven ne de yeren CHP’nin varlığının yanı sıra  ‘ Erdoğan Ayasofya’yı açamaz’ diyen İYİ Parti var. 

İki güçlü muhalefet partisinin yanında özgül ağırlığı aldığı oydan çok daha fazla olan Saadet Partisi’nin tutumları, Deva Partisi ve Gelecek Partisinin muhafazakâr seçmeni ürkütme korkusu ile tırnak içinde ‘ama’ , ‘fakat’ diyerek kurdukları kısa kısa cümlelerle sahaya girmeden sonucu değiştireceğine inanan yedek oyuncu gibi davranışları yenilen golün farkında olmadıklarını gösteriyor.

Yaşanan bu süreçte MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin en başından beri net, kararlı tutumu ise Erdoğan’ı daha da cesaretlendirerek Cumhur İttifakını tam bir mana ile büründürdüğünü düşünüyorum. 

Aslında tüm dünya Covid ile mücadele verdiği bu zamanda Ayasofya’nın ibadete açılması Erdoğan tarafından atılan büyük ve sonsuza dek unutulmaz bir gol oldu. Ak Parti seçmenini yeniden konsolide eden bu hamle ortada görünmeyen bir seçimin işareti olduğunu düşünenlerin varlığı az değil ancak kanaatimce erken seçim zor görünüyor. 

İçerde bu gelişmeler yaşanırken geçtiğimiz günlerde ‘Akdeniz’de İstikrar ve Güvenlik: Türkiye’nin Olumsuz Rolü”  başlıklı oturumda  Avrupa Birliği Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Avrupa birliği parlamenterlerine muazzam bir konuşma yaptı. 

Parlamenterlerin büyük bir çoğunluğu ‘Türkiye’nin izlediği politikaları sürekli Osmanlı İmparatorluğu’yla kıyaslayan ve müzakerelerin sona erdirilmesini istemekteydi. Josep Borrel parlamenterlere karşı yaptığı konuşmada şunları söyledi. Türkiye’nin önemli bir ortak, AB’nin aday ülkesi ve NATO müttefiki ilişkilerdeki mevcut olumsuz eğilimin sonlandırılıp tersine çevrilmesi gerekir. Bu çatı altında neredeyse savaşçı bir hava oluştu. Bir an Türkiye’ye karşı Avrupa donanmalarını harekete geçirip Türk işgaline karşı koymak için kutsal ittifak çağrısı yapan Papa 5’nci Pius’u görür gibi oldum. Haçlı seferleri tarihin başka bir dönemine ait. Bizim aradığımız çatışma değil. Yapmaya çalıştığımız her türlü çatışmadan kaçınmaya çalışmak gerekir. Ülkemizde ve dünyada ilgiyle izlenen bu toplantıda Borrel’in Türkiye’ye karşı pasif kalmakla suçlayıp daha sert olmaya davet eden parlamenterlere, 1571’deki İnebahtı Deniz Muharebesi’ndeki Haçlı donanması komutanına atıfta bulunarak “Avusturyalı Johann arıyorsanız bana bakmayın” diyerek bu dönemin kodlarıyla ilgili aslında muazzam bir açıklamada bulunması birçok basın organlarında yer aldı. 

Eski dünya düzeninde uysal bir müttefik, söz dinleyen, gerektiğinde güç kullanarak ya da ekonomik dengeler ile tehdit edilerek istediklerini yapan bir ülkeyi arayan AB Parlamenterlerine Borrel’in verdiği cevap yaşanan gelişmelerin izdüşümü olarak değerlendirilebilir.

Çünkü Türkiye dünyada yaşanan tüm olumsuz gelişmelere rağmen ayakta kalmayı başardığı gibi bugüne kadar ekonomi başta olmak üzere birçok konuda tehditlere boyun eğmeyerek doğru hamleleri doğru zamanda gerçekleştirmeyi başardı. 

Güçler savaşında elinizdeki dinamikler dünyanın stratejinde bir yerde olmanızı kıldığı sürece ve bu sizi herhangi bir şımarıklığa itmediği müddetçe kazan kazan ilkesine göre ülkenizin menfaatleri doğrultusunda karar alabilirsiniz.  

 ABD’nin tarlalarımıza hangi ürünü ekeceğimize müdahale ettiği bir dönemden bu günlere gelmek bu coğrafyada yaşayan insanların umudunu yeşertiyor. Yeşeren bu umudun en büyük tohumu sanırım Ayasofya olarak toprağa düştü.

Bu yazı toplam 917 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2019 Referans Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0543 861 19 89