Referans Medya

Trupm'sız Suudi Arabistan

ABD seçimleri sonrası gözlerin çevrildiği bir diğer ülke kuşkusuz Suudi Arabistan.

05 Mart 2021 Cuma 11:13

Trupm'sız Suudi Arabistan

Riyad son 10 yılını seri çıkışlar ile takip ederken, tarihinin en büyük silah, alımını da Trump döneminde ABD’den yaptı.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsünün (SIPRI) küresel askeri harcamalar raporuna göre, Suudi Arabistan'ın silah ithalatı bu dönemde yüzde 8,7 arttı. 2015'te 3,38 milyar dolar olan silah ithalatı, 2019'da 3,67 milyar dolara yükseldi.

Küresel anlamda gücüne güç katmak isteyen ve diğer Abd başkanlarına nispeten Yahudi Lobilerinden,

daha az etkilenen, onların baskı ve isteklerine nispi olarak kayıtsız kalan Trump bu süreçte Suudi Arabistan ile İlişkileri üst seviyeye çıkardı.

Arap Baharı’yla yükselen Trump-Bin Selman yakınlaşması, Biden yönetiminde eskisi gibi olmayacak gibi.

Zira Biden, başkanlık seçimleri öncesi ve sonrası Suudi Arabistan tarzı ülkelere sert bir siyasi muamele yapacağını vurgulamıştı. Özellikle Suudi Arabistan’ın insan hakları ihlallerini sık sık tekrarladığını iddia eden Biden yönetimi Riyad yönetimini zora sokacak siyasi hamlelere hazırlanıyor.

Bunun önüne geçmek için de Demokrasi ve Medeniyet eşiği çerçevesinde Suudi’lere baskı,

Kurmayı hedefliyor. Bunun ilk kanıtı ise Biden yönetiminin Kaşıkçı cinayetinde Suud yönetimini sorumlu bulması.

Uluslararası rasyonelliğe dayanacak bu baskının bir diğer sebebi ise Yahudi lobisinin Biden’den istekleri.

Zira İsrail kirli işlerini Abd üzerinden yaparken, bu işlerin yürütme aşamasında Yahudi lobilerini

Kullanarak yapmakta. Ez cümle ile atış yapacak olursak, İsrail, Bin Selman ailesinden aldığı Kudüs vb tavizlerine yenisi eklemeye çalışacak bunu ise Biden üzerinden yapacak. Bin Selman hanedanlığı her türlü tavizi verme konusunda gayet istekli. Tek arzuları Abd ile iyi geçinmek!

Peki Suudi Arabistan nasıl bu hale geldi, iç siyasette hangi muhalif isimleri susturdu ve bu denli potansiyel güç oldu ?

Özellikle selefi akımın bir zamanlar güçlü olduğu Riyad şimdi yerini ılımlı İslama bırakmış durumda.

Selefi kanaat önderleri tutuklanmakta ve muhalif gazeteciler elimine edilmekte.

Muhalif gazetecilerden dünyada ses getiren Cemal Kaşıkçı’yı örnek verebiliriz. Kanaat önderleri ise birden fazla ve milyonlara hitap eden kişiler. Bazı isimleri ve tutukluluk sürelerini zikredecek olursak;

-Şeyh Abdulaziz El Tarif'i (bırakıldı, tekrar tutuklandı) 17 Yıldır hapiste

-Şeyh Ahmed El Halidi 2003’ten beri 16 Yıldır Hapiste

-Şeyh Süleyman El Ulvan 2004’ten beri 15 Yıldır hapiste

-Şeyh Halid Er Raşid 2005’ten bu yana 15 Yıldır hapiste

-Şeyh Sud El Haşimi 2007’den beri 13 Yıldır hapiste

-Şeyh Musa El Karni 2007’den beri 13 Yıldır Hapiste

-Şeyh Süleyman El Raşudi

-Şeyh Abdullah El Hamid

-Şeyh İbrahim El Sekran ve daha birçok kanaat önderi tutuklu bulunmakta. Kısaca tutukluluk nedenlerini söylemek gerekirse Bin Selman ailesinin isteğine aykırı fetvaları veren ve devlet politikalarını desteklemeyen her muhalif alim soluğu hapiste alıyor.

İç siyaseti bu şekilde bastırmaya çalışan Bin Selman ailesi dış siyasette denge politikası izlemekte.

Fakat özellikle Veliaht Prens Muhammed B. Selman’ın acemi ayak oyunları ve şahsi hırsları nedeniyle hanedanlık kendi içinde çalkantılı bir dönem yaşıyor

Suudi’ler, dış politikada Biden yönetimi ile çalışamayacaklarını kestirmiş olmaları gerek ki, ani bir manevra ile Türkiye, Katar vb muhalif ülkelere

selam çaktı. Bu ülkelere yönelik ambargo gibi yaptırımlardan geri adım attı. Dahası İlişkileri geliştirmek istediklerini açıkladı. Fakat İhvan_Müslimin cemaatinin terör listesine alınması Ankara tarafından sert tepkiye neden oldu ve bu konu hakkında uzlaşıya varılmadı. Bunu ise önümüzdeki süreçte hep beraber göreceğiz. Toparlayacak olursak Suudi Arabistan Trump sonrası duraklama dönemine girecek gibi duruyor. Bu ise Türkiye vb Orta Doğu ülkelerinin işine gelecek.

Uluslararası İlişkiler Araştırmacısı

Mikail Çiçek

Facebook'la Yorumla

BENZER HABERLER