Referans Medya

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 24 Haziran verilerini paylaştı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca son 24 saatlik verileri kamuoyu ile paylaştı. Türkiye'de 24 Haziran günü 1492 yeni vaka kaydedilirken can kaybı 24 oldu.

24 Haziran 2020 Çarşamba 20:06

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 24 Haziran verilerini paylaştı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Bilim Kurulu toplantısı sonrası kaydedilen son rakamları paylaştı. Bakan Koca, "Bugünkü vaka sayısının 1492 olarak tespit edildiğini ve  vefat sayımızın 24 olduğunu açıkladı. Can kaybının düne göre düşüş sergilediğini vurgulayan Koca, ''İyileşen vaka sayımız 1386. Yoğun bakımda olan hasta sayımız 914. Toplam entübe hasta sayımız 356. Bugün test sayımız düne göre artış içinde, 53 bin 486'' dedi. 

ebsuhutxgaej-tw.jpg

Fahrettin Koca'nın Bilim Kurulu toplantısının ardından yaptığı bilgilendirmede şu hususlar ön plana çıktı:

"Tedbire daha az ihtiyaç duyulacak dönemi şimdi uyguladığımız tedbirlerle hazırlıyoruz. Çok yakın zamana kadar sokağa kısıt olmaksızın çıkabileceğimiz konusunda endişelerimiz vardı. Berberimiz, kuaförümüz, pastanemiz, kafemiz, kitapçımız kapalıydı. Normal şartlarda hayatın en canlı taraflarını gösterdiği alışveriş ortamları eski halinden uzaktı. Hastaneye bile Koronavirüs dışında tedavisi ertelenemeyenlerin gitmesini tercih ediyorduk. Geldiğimiz nokta çok ileri bir noktadır. Durağanlaşan hayat hız kazandı.

"Koronavirüs'ün hayatımızın sevk ve idaresini ele alan bir güç olmaktan çıkmasını sağlamalıyız. Hastalık riskine karşı bazı kontrol mekanizmalarını bir süre daha sıkı tutmaya mecburuz. Bulaşma riski çok artan bu virüs evimizin dışında başka insanlarla bir arada bulunduğumuz ortamlarda maske kullanmamızı zorunlu kılıyor. Maske elzem bir tedbirdir. İhtiyatlılık değildir, mecburiyettir. Maske virüse karşı alınacak kişisel bir tedbir değildir, ortak bir tedbirdir. Bir ortamda üçümüz maske takıyor, birimiz takmıyorsa hepimiz az çok risk alıyoruz demektir. Maske kullanmayan kişinin ister sokakta, ister iş yerinde maske kullananlara karşı sorumluluğu vardır. Maske kullanmamak kişisel hukukun ihlalidir. Herkesi bu kurala uymaya davet ediyorum. tedbir alanların hakkına riayet edelim. Çevremizdeki kimsenin bulunmadığı, bulaşma riski olmayan ortamlarda maske elbette gerekli değildir. Maske tedbirini gerekli durumlarda uygulayalım ki uygulanabilir olsun, bıkkınlığa yol açmasın.

"Bildiğiniz gibi bugüne kadar 62 il merkezinde maske mecburiyeti getirilmiştir. Maske tüm Türkiye'de ortak sorumluluğumuzdur. Bu mecburiyet ya vakaların arttığı ya da riskin bariz olduğu yerler için getirilmiştir. Geride bıraktığımız dönemde sokağa çıkma kısıtının salgının önlenmesi açısında önemi neyse bugün maskenin o önemi taşıdığını unutmamalıyız. Tedbirlere uymak, normale dönüş yolunu kısaltacaktır.

"Mevsim en rahat, en iç açıcı giysileri gerektirirken bu havada maske kullanmak kolay değil. hepimiz bir zorluk yaşıyoruz, lütfen sıcaklara yenilmeyelim. Sıcaklara yenilirsek vaka sayılarınına rtışa geçeceğini unutmayalım. Yaz ayları konusunda ikinci uyarımız, yılın ilk aylarında kabul gören tahminler koronavirüsün kış mevsiminde etkili olacağını, yaz aylarında virüsün etkisini kaybedeceğini öne sürüyordu. Virüsün yayılma hızında azalma olmamıştır. 

"Mevcut şartlarda büyüklerimiz ve kronik hastalığı olanlar virüse karşı halen risk grubundadır. Bizim için en endişe verici olan risk grubundakilerin veya yakın çevresindekilerin konunun ciddiyetini unutup tedbirleri aksatmasıdır. Lütfen aynı hassasiyeti koruyalım.

"Değerli gençler, bilmenizi isterim ki dünyada iyilik, özgürlük, güzellik adına ne yapılmışsa, bunların hepsi sizin yaşınızda kalmayı başarabilenler tarafından yapılmıştır. Bilim, sanat, bulu, icat sizin yaşınızın heyecanlarını, tutkularını ebediyete taşıma işidir. Gençlik bir kez geliri, onu hayatı boyunca sürdürebilenler toplumlarını, ülkelerini, dünyayı değiştirir. Düşünülenin aksine, gelecek bizi ileride beklemiyor. Geleceği bize gençler getiriyor. Önümüzde hepimizin heyecanla beklediği iki sınav günü var. Birkaç ay boyunca sizden bazı fedakarlıklar isteyen bir ağabeyiniz olarak bu iki günün hayat boyu kutlamaya değer bulacağınız iki başarı günü olmasını yürekten diliyorum.

"Pandemi boyunca toplumsal sorumluluğun gereklerini yerine getirmekle kalmadınız, örnek odunuz. Süreçte sizlerin de bizlerden beklentileri oldu. Sağlık yönünden sınava uygun şartların hazırlanması konusunda bizler elimizden geleni yaptık. Bilim Kurulu'muz rehber hazırladı. MEB ve ilgili kurumlar titiz hazırlıklarını tamamladı ve sizlerle paylaştı. Belirtmekte fayda gördüğümüz hususlar var. Okul girişlerindeki yığılmalarda ailelerin etkili olduğunu biliyorsunuz. Yığılmanın daha az olacağını umuyoruz. Yine de gençlere iştirak edecek aileler olursa kendilerinden sınav merkezinin biraz uzağında beklemelerini rica ediyoruz. Sınav tarihi üzerinde yaşadığımız şartların sonucu olarak bazı gündemler oluştu. Tarihlerin belirlenmesi bakanlığımızın yetkisi dışında olmakla birlikte, ana düşünceyi arz etmek isterim. Hepimiz bu sınavları yaşamış kişiler olarak, duygularınızı çok iyi anlıyor ve saygı duyuyoruz. Gerçeğin hakkını gerçeğe vermeliyiz. Salgın hastalık söz konudu olduğunda 1-2 ay sonrasını öngörmek çok zordur. Yakın günlerde 1000'in altına çektiğimiz vaka sayısının 1.500'lerin üzerine çıktığı tablolardan tahmin edebilirsiniz. Sınavı ertelememizle risk daha büyük olabilirdi. DSÖ'nün eylül için küresel risk öngörüsünde bulunduğu öngörüsünü belirtmiştim. Sınavın ne getireceği meçhul bir zamandansa şimdi yapılmasına karar verilmesi doğru görülmektedir.

"Dikkat çektiğim şey, alınan önlemlerin sağlığımız için olduğunun yanı sıra, ekonomiden ticarete, eğitimden üretime hayatın her alanında ivme kazanabilmek için alınan önlemler olduğudur. Tedbirlere uyum, pandemi boyunca her yurttaşına sahip çıkan, her ferde eşit değer veren devletimize karşı da bir yurttaşlık borcumuzdur. Tüm topumu etkileyen hastalığın kendisini el birliğiyle yenmeliyiz.

Facebook'la Yorumla

BENZER HABERLER