Referans Medya

Mehmet Emin Akın: İslam düşmanları namına Kur'an'dan intikam alıyorlar

Araştırmacı-yazar Mehmet Emin Akın, İlahiyatçı Mustafa Öztürk'ün sözlerine ilişkin kapsamlı bir yazı kaleme aldı.

03 Aralık 2020 Perşembe 22:39

Mehmet Emin Akın: İslam düşmanları namına Kur'an'dan intikam alıyorlar

Haber: Referans Medya

Kuran’ın batıl ve ahlâksız vaatler içerdiğini söyleyen tarihselci bir Cehmiyye'ye cevap ya da Kur'an' hakkında şek ettikleri halde, ona inandığını söyleyen neo phılonist hermesçi "Yahudileşme"nin Kuran’la bitmeyen savaşı

وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلًا ۚ

لَّا مُبَدِّلَ لِكَلِمَٰتِهِۦ ۚ

وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

"ve Rabbinin kelimeleri SIDK ve ADL olarak tamamlanmıştır.

Onun sözlerini hiç bir değiştirici yoktur ve O -Allah- çok işitici ve çok alîmdir" (En'am:115)

وَإِنَّهُ لَكِتَابٌ عَزِيزٌ . لَا يَأْتِيهِ الْبَاطِلُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَلَا مِنْ خَلْفِهِ تَنْزِيلٌ مِنْ حَكِيمٍ حَمِيدٍ

“ve O gerçekten çok YÜCE bir KİTAPTIR. O’nun ne size getirdiklerine ve ne de ardında olana BATIL ulaşmayacaktır. O ÇOK HİKMET SAHİBİ ÖVÜLMÜŞ OLAN -ALLAH- KATINDAN BİR TENZİLDİR”

(Fussilet: 41,42)

Fakat prof. Dr. Mustafa Öztürk onun batılla dolu olduğunu söylüyor. Fransızlar Maraş’a ayak mı bastılar?

Otuz yıldır Müslümanları uyardığımız sapkınlık ve tehlike artık kapımızı kırarak içeri girmiştir. Kur’an naslarının açık ve sarih ifadesi ve İslam Ümmetinin icmayla Rasulullah’a (salllahu aleyhi ve sellem) ve Sünnetine iman Allah'ı tevhitten sonraki ikinci rüknüdür.

Buna rağmen, Kadiyanî, Bahaî ve İsmailî Batınîliğini, Hıristiyan hermenötiği ve Philon'un (M.Ö.25.MS.50) hermetik yorumunu Kuran’a uygulamak isteyenlerin Sünneti inkârlarından sonra, Kuran’ı inkâra yöneleceklerini çok yazdık ve muhtelif konferanslarımda M. Esed, İslamoğlu vb. Batınîlerin ve ilim hırsızlarının Allah'ı yalanladıklarını boğazımızı yırtarcasına dile getirdik.

Sonuç ölüler, dirilerin çağırmasını duymazlar..

Bunun en önemli sebeplerinden birisi; biz Müslümanlar, kapımızı çalan ve Kuran’ı tamamen inkârın kapısını aralayan, M. Watt'ın çömezleri artık Allah'ın kitabı Kuran’ın hatalarını ve nasıl tahrif edildiğini buluyorlar (!!!)

Hatta “tarihselcilere göre; Allah, Kur’an dilinde Cahiliye Araplarının arzu, istek ve şehvetlerini önceleyerek onları böyle bir dil aldatmacasıyla kendine inandırmaya çalışmaktadır..) Kura’an’da zikredilen ipek elbiseler altından bilezikler, ğılman meselesi M. Öztürk’e göre eşcinsellerin ahvalini tasvir gibi bir şey oluyormuş. Üstelik İmam Matıuridiye de iftira ederek kendine şahit arıyor.)

(https://www.youtube.com/watch?v=uFXuhwVX2-w

https://ia800602.us.archive.org/.../Tafsirmat.../Taawl09.pdf)

Allah’a ve ahiret gününe ve Allah’ın indirdiği ahlaka iman eden bir kimse nasıl olur da Allah’ın cahiliyyedeki müşrik Arapların şehvetlerini cennette de tahmin edeceğini söyleyerek onları İslama davet etmiş olur?

Peki, Ebu Cehil, Umeyye İbn Halef ve diğer müşrikler aptalmıydılar kendilerine ahirette arzu ettikleri her melaneti ve fuhşu işlemeyi –haşâ- va'deden bir kitaba neden iman etmediler? Yahut sahabe de İslama girdikten sonra nasıl olsa Allah cennette de eşcinselliği ve parlak oğlanları bize helal kılmış, bu bize dünyada niye helal olmasın ki, tarzında bir sonuç mu çıkarmışlar hâşâ!

M. Öztürk’ün yürüttüğü bu fasit mantığa göre. Sahabe Cahiliyye'de terk ettikleri bu şehvet ve zevk hayatını nasıl olsa ahirette yaşayacağız burada terk etmeye değer gibi bir mantıkla mı Müslüman oldular?

Ya da sahabe müşriklere va'd edilip de onların yalanladığı bu zevk hayatı için mi Müslüman oldular?

Öyle ya madem ki ayetlerin nazil oluş ve bağlam mantığını böyle kurguluyorsunuz, o zaman sahabenin de niçin iman ettiğini açıklamanız lazım.

Peki, gerçekten sahabe bu cahiliyedeki ahlâk ve arzular üzerine mi İslam girdiler?

Mustafa Öztürk bir de haya edip sıkılmadan İslamî Nazizmden söz ediyor. (İslâmî Nazizm - Mustafa Öztürk - https://www.karar.com/.../mustafa.../islami-nazizm-1587297)

Acaba kendisi de Neo hermetic Nazi olmasın?

Müslümanları Allah için eleştiren ve onları felahını ve ıslahını dileyen kimse; onları kâfirlerin sıfatlarıyla değil Allah’ın ve Resulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) Sünnetine bakarak bu vasıfların sahiplerinden söz etmeli değil mi?

Siz Kur’an hakkında akla ve iman ziyan sözler söyleyecek, komedyen bir tiyatro oyuncusu gibi ayetlerin nasıyla alay edip insanları eğlendirirken güldürecek, güldürürken de afuslnayacaksın sonra ilim adamalığı ve de müminlik taslayacaksın?” derler insan.

Vallahi Ömer olsa idi böyle konuşamazdınız. (Isbığ kısssasını biliyorsunuz) O sizin gibileri asla konuşturmaz ve Müslümanların hak ettiğiniz dersi size verirdi..

Maturidî'yi istismar edip kullanacağınıza sahabeden bir tek insandan yaptığınız yorumları destekleyecek bir taaccüp sorusu bulun getirin.

Böyle bir yorumu destekleyecek bir soruyu Rasulullah’a (salallahu aleyhi ve sellem)soran tek bir rivayet nakledin. Acaba hangi sahabi ya Rasulallah (salallahu aleyhi ve sellem) cahiliyyede yaptığımız kötü şeyleri ,hatta livata nesnesi olan parlak genç oğlanların Kuranda ve cennette ne işileri var Allah bunu niçin zikretmiştir, hamr -sarhoş edici şarap- dünyada bize haramken neden ahirette helal diye sormuşlar mıdır? Cahili Arapların akıl ve havsalalarında Zencefil karşımı nehirler, bal ve sütten akan nehir tahayyüllü varmış ki Allah haşa dünyada haram kıldığı livata ve eşcinsellik fiilini orada müşrik Arapların iman etmeleri karşılığında serbest olarak orada da işlemiş olacaklarını mı söylemiş oluyor?

Siz Allah Azze ve Celle ve O’nun kitabı hakkında nasıl dalalet ve küfr olan bir sözü söylediğinizin farkında mısınız?

M. Öztürk bunu özellikle sanki Mısırlı Baba Şenude’nin (1923-2012) iftiralarını kopya ederek konuşur gibi saçmalıyor. Bir de bunun akılcılık düşünce özgürlüğü ve M.Kemal sevgisi ile koruma altına almaya çalışıyor. M.Kemal’e iman Allah’a imanın erkanından değildir, Muhammed’e (sallalahu alehi ve selleme) iman Allaha’a imanın erkanındandır.

Kur’an, Tevrat ve İncil’in tahrif edildiğini söyledi mi söylemedi mi?

Evet söyledi. (Nisa: 46, Maide:13,41)

Bu iki muharref dinin mensubu bir çok ilim adamı bunları yazıyor.

İşte M. Esed, M.İslamoğlu, M. Öztürk vb. leri Kuran’dan Yahudiler adına intikam alıyorlar, yani Kur'an diye iman ettiğimiz ve Resul’e (sallallahu aleyhi ve sellem) kitabın tahrif edildiğini söylüyorlar.

Dikkat edin tribünlerdeki bütün Hıristiyan ve Yahudi din adamları bu ülkede suskun, onlara vekaleten bazıları Kuran’ın tahrif edildiğini ve ondaki bir çok ayetin Allah’ın olmadığını söylüyorlar.

Yani..!?

Demek istiyorlar ki:

"Biz Yahudilik ve Nasranilik adına Kuran’a karşı onun Yahudileri ve Nasranîleri suçladığı tahrif silahıyla onunla savaşıyoruz. Gücünüz ve cesaretiniz varsa buyurun hodri meydan" diyorlar.

Kendilerini güvenceye almak için de M. Kemal’e sığınıyorlar.

Evet Atatürkçü olursanız, ‘İslama ve Kuran’a düşmanlığınızda Müslümanların karşınıza dikilmesini politik ve ideolojik olarak bertaraf etmiş olacaksınız.

Zira yasalar İslamı resmi din olarak tanımadığı gibi, bu dinin hiç bir emrini devleti yönetmede kullanılmasına izin vermez.

Ey Müslümanlar, siz zannediyor musunuz ki bunlar Kuran’ın geri kalanına iman ediyorlar ?

Hayır etmiyorlar. Göreceksiniz bir an gelecek ki tanrı insanın vicdanı ve yüreğindeki sestir diyecekler.

Bunların küfre girdiğini söyleseniz, Allah'a iman ettiğini söyleyen bir sürü sapkın kalabalık karşınıza çıkar ve sizi tekfir eder. İşte Mustafa Öztürk, Allah’ın Resulü’nü (sallallahu aleyhi ve sellem) sahabenin hepsini ve Müslümanların tamamının Allah'tan gelmeyeni Allah'tanmış gibi gösterdiklerini avazı çıktığı kadar, o çirkin ve cırtlak sesiyle dünyaya ilan ediyor.

Sanki bir Yahudi hahamını, ya da Mısır Kıptî Kilisesi'nin İslam düşmanı Patriğini dinliyorsunuz.

Evet bu hezeyanları onlardan çalıyorlar. Müslümanları Yahudilerin ve Nasranîlerin iddialarıyla birlikte göğüslerinden hançerliyorlar.

İşte M. Öztürk de kalem suresi (8-10) ayetlerdeki bazı sözcükleri güya yorumluyorken (sallallahu aleyhi ve sellem) ya da sahabenin Kur'an’a kendi sözlerini karıştırdıklarını söylüyor. Ki bu Ümmetin MÜSLÜMAN -münafık olmayan- âlimlerinin cümlesi bunda icma’ etmiştir. Rasulullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) ve sahabeyi tekfire çıkan bu yorum ve yaklaşım tarzı; Müslümanları yarın rejimle karşı karşıya getirecek olan en hain senaryoyu hazırlıyor

M. Öztürk diyor ki:

"Ben elinizdeki bu uyduruk Kuran’a inanmıyorum. Ben bu Kur'an’ın aslını arıyorum. Dolayısıyla bunun için de artık bu sözün sahibinin namaz kılması ve tevhitten söz etmesinin de bir anlamı kalmamıştır. Zira Tevhidi reddedenleri hayatının ve düşüncesinin teminatı olarak gördüğünü her fırsatta dile getirmekte.

Ona göre Rasulullah (salallahu aleyhi ve sellem) ve ashabı -haşâ- çapsız bir kitabı bize Vahiy diye yutturmuşlar. İçi hezeyan ve sövgüyle dolu olan bir kitabın Allah’ın kitabı olması mümkün değildir.”

Demeye getiriyor sözünü.

Bu sözleri söyleyen bir insanın, bu Kur’an’ın ne kadar Allah’a ait olup olmadığını ve ne kadarını Rasul'ün (sallallahu aleyhi ve sellem) ve ne kadarını da sahabenin uydurup Kur’an’a yerleştirdiğini biliyor olması lazım. İşte bunu bildiği içindir ki; Rasulullah da (sallallahu aleyhi ve sellem) dahil hepimizi kafir görüyor bu zendeka zihniyeti.

Bilin ve uyanın, zenadikayla batınîlik Yahudilik ve Nasranilik adına Kurana karşı savaş açmıştır ve Allah’ın dinini tamamen iptal etme gayreti içindeler.

İster inanır, ister inanmazsınız.

Belki on yıl sürmeyecek Müslümanlar bu gidişle bu ülkede parmakla sayılacak kadar kalmayacaklardır. Haydi siz buna yirmi beş yol deyiniz. Uyanmazsak ve karşı durmazsak gerçekten İslamımızı tamamen kaybedeceğiz. Sünnetullah budur.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنْ تَنْصُرُوا اللَّهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ أَقْدَامَكُمْ.

“EY iman edenler eğer Allah’ın dinini üstün kılarsanız, Allah da sizi üstün kılar-size yardım eder-“ ( Muhammed: 7)

Evet bugün bir çok İslam alimi bu dalalete karşı susuyor Allah’ın kitabına yönelik bu azgın yaklaşıma karşı adeta susuyorlar.

Susarsak yarın hepimizin alnına hain damgası vurulacak.

Vallahi bu sapkınlar Tevrat’ı, Zebur’u, İncil'i indiren Allah’a iman etmiyor, Kur’an’ı da vahyeden Allah’a da iman etmiyorlar.

Durum çok vahim ve acı ve sarsıcı..

.

Dikkat edin bunu Suriye'deki savaşı anlatırken de demiştim: Türkiye'de Rasulullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) Sünneti’ne düşman tüm zenadika ve küfür zümrelerinin ABD, İsrail, Vatikan, Bahaîler, İsmaîlîler ve Rand Corporation'ın maddi ve manevî desteği sayesinde yürüttükleri savaş Irak ve Suriye'deki savaşlardan bu Ümmetin dini için daha tehlikeli ve yıkıcı.

Asıl savaş bu işte.

Bu zenadika zümresi, Allah'ın Resulü’nün Sünneti'nin Kuran’ı koruyan bir kale olduğunu çok iyi biliyorlar. Bunun için binlerce yerli ve yabancı internet sayfası, bu savaşı İsrail'in ve ABD’nin ve Protestan Kiliselerinin gizli maddi desteği sayesinde ahlaksızca ve hayasızca sürdürüyorlar.

Türkiye'de TV ekranlarında bu Vatikanvarî Kur'an yorumlarını ABD desteklemekte ve bunu İslam’ın hezimete uğratılması ve tarihten silinmesi için bu savaşı TV ekranlarında ve neredeyse binlerce sosyal medya sayfası üzerinden yürütmektedir.

Bir çok ilahiyatçı da bu projenin taşeronluğunu yaparak İslam üzerinde mühendislik ve yeniden dizayn çalışması yapıyor. Siz bunları Müslüman sanıyorsunuz ama onlar aslında değiller.

Acaba "İslam’ın hükümlerinin güncellenmesi" veya Macron'un dediği gibi yapılandırılması Euro Islam dedikleri bu mu ?

Savaş çok büyük ve çok derinden devam ediyor. Ümmetin Rabbi ve Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) yalanlanıyor ama alimlerimiz korkak ilimle ve hikmetle bu zendekaya karşı çıkıp Müslümanca ve İslamca bu zenadika taifesine karşı söz ve güç birliği yapamıyorlar.

Bu zenadikanın hemen hiç birisi Allah’ın Resulü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) benzemez. Bu onlara göre -şekilde bizzat kendileri kafir kavimlere benzemelerine rağmen- Resulullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) benzemekten söz ettiğinizde hemen sizi şekilcilik ve şablonculukla suçlarlar.

Müslümanlar Kuran'a imanlarında sınanıyor. İlahiyatlar var olduğundan beri sınanıyoruz.

Bir zamanlar;

“.. bir gün gelecek, mihrapta müşrik veya kafir imamlar size namaz kıldıracak” diye yazdım.

Bu sözü söylediğimizde birçoklarının ağızları yüzleri acayip bir şekil alıyordu.

Allah'ın dininin ve kitabının düşmanları, Kuran’a iman ve Kuran’cılık adı altında Büyük Britanya üretimi bir dini ve nass yorumunu her fırsatta zehir gibi kusuyorlar.

M. Öztürk ve emsallerine diyorum ki:

"Yanılıyorsunuz"

Sanırım A'raf suresi 173. ayetteki -Bel’am- kıssasını çok iyi bilirsiniz. Bir an Belamlaştığınızı neden oturup da düşün müyorsunuz?

Nefsinizin ve şehvetlerinizin hoşuna gitmeyen Kur'an, Muhammed veya ashabının uydurması, şehvet ve hevanızın kabul ettiği, Allah'ın vahyi oluyor öyle mi?

Neden ahirette Allah’ın Resulü, (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabı ve onlara ihsanlar uyanlarla birlikte olmak istemiyorsunuz?

Neden Cehennemde Firavun, Haman ve Karun'la birlikte olacağınız bir yolu seçtiniz ve insanları da Allah'ın kitabına imandan alıkoyuyorsunuz. Siz Yahudiler adına çok sinsi ve zalim bir diyalektiği -Kuran’ı Kuran’la yok etme projesini- üstlenmişsiniz!

Üstelik siz İmam Maturidî’ye “ğılman” meselesinde tamamen iftira ederek asla söylemediklerini ona söyletiyorsunuz. Bu iftiranızı belgesiyle orta koyup yayınladım.

Siz bir zamanlar bu fakirle yaptığınız telefon görüşmesinde M. Esed'in neredeyse Müslüman bile olmadığını ve çok sapkın Kur'an yorumları yaptığını söyleyen ve onu eleştiren biriydiniz.

Ne oldu da aklınızı başınızdan aldılar ve şimdi uyanıp da Müslüman olduğunuza pişmanlık herzeleri savuruyorsunuz. Çıkın, ben Allah'ı da Kuran’ı da tanımıyorum demeye cesaretiniz yok mu?

Madem Allah göklerin ve yerin en küçük ayrıntısının ilmine sahipmiş öyle diyorsunuz, öyleyse Muhammed bu kitaba dilediğini yazdırıyorken -hâşâ- uydurarak Allah'a -haşâ- nispet ederken Allah'ın ilmi nerdeydi?

Madem Kur'an beşer size göre bir kitabı olmuş artık bunu söylemekten de çekinmenize gerek yok.

Siz artık ilim adamı ve aklı başında bir araştırmacı değil Yahudilerin ve size cezbeden bir şehvetin peşinde koşturuyorsunuz.

Dönün aynada kendinize bakınız, Kur'an'a tamamına iman ettiğiniz günlerdeki nur ve aydınlık var mı yüzünüzde, hayır yok. Çünkü Allah nurunu sizin gibilerden alır ve söylediğiniz bu batıl sözler nedeniyle sizi ebedi bir karanlığa mahkûm eder.

Orada size kim kurtarır?

"Sizi Sakar'a cehennemine sürükleyen nedir?" (Muddessir: 42)

diye size de soracaklar..

Bundan sonra dilediğin yere ve kimselere sığınabilir ve onları şureka veya evliya (!) edinebilirsin.

Özgürsünüz, Allah kimseyi zorla cennetine de koymuyor, cehennemine de..!

Vallahi şeytan sizleri bir şeylerle aldatıyor.

Bunun haram kadınlar olmasından da korkuyorum.

TV ekranlarında sınandınız ve şöhret şehveti siz helak etti.

"Allah kime de bir nur vermemişse, onun için hiç bir nur olmayacak" (Nur :40)

Facebook'la Yorumla

BENZER HABERLER